SÖZLÜK

Amfetamin

Sentetik bir uyarıcıdır.

Antipsikotik

Başta şizofreni olmak üzere psikozların tedavisinde kullanılan ilaç grubudur. Temelde psikotik belirtilerle giden ruhsal ve organik hastalıkların tedavisinde kullanılan moleküllerdir. Atipik (yeni) ve tipik (klasik) olmak üzere iki jenerasyon vardır. Klasik antipsikotikler şizofreninin pozitif semptomlarına (deliryum, varsanı) daha etkilidir. Atipik antipsikotikler ise klasik antipsikotiklere cevap vermeyen negatif semptomların (hislerin küntleşmesi, sosyal geri çekilme) giderilmesinde etkilidir.

Bilişsel (Kognitif)

Aralarında dikkat, bellek, dili kullanma ve anlama, problem çözme ve karar verme gibi bir grup zihinsel süreç için kullanılan bilimsel terimdir. Bilgi birikimini ve değişen tercihleri kullanarak alınan bilgiyi işleme yeteneğidir.

Bipolar bozukluk

İki uçlu duygudurum bozukluğu, eskiden manik depresyon, manik atak veya manik depresif bozukluk olarak bilinen hastalıktır. Kişinin, depresif eğilimlerin yoğun yaşandığı dönemlerde, taşkınlık, coşkunluk olarak tanımlanabilecek mani dönemleri yaşadığı bir hastalıktır. Tedavi edilmediği durumda ağır bir seyir izleyebilir. Bipolar bozukluk bazı kişilerde mevsimsel bir dalgalanma gösterir. Sonbahar ve kış, depresif durumun, ilkbahar aylarıysa manik atakların gözlendiği aylardır. Daha nadir olarak tam tersi de gözlenebilir. Duygudurumların yoğunluğu ve süresi kişiden kişiye büyük ölçüde değişir.

Dopamin

Dopamin beyinde salgılanan bir hormondur. Nörotransmitter olarak görev yapar, yani sinir hücreleri arasında iletişimi sağlar. Dopamin genellikle serotonin gibi "mutluluk hormonu" olarak anılır. Dopaminle ilgili bilinmesi gereken en önemli nokta haz alma hissi sırasında salgılanmasıdır. Yani tatlı bir şey yediğinizde ya da cinsel ilişki sırasında bu hormon salgılanır. Mutluluk hissi vermesinin yanı sıra dopamin insanlarda ve hayvanlarda birçok fonksiyona sahiptir. Bunlar; hareket, hafıza, haz veren ödül, davranış, kavrama(idrak), dikkat, uyku ve öğrenmedir. Dopaminin aşırı fazlalığı veya eksikliği bazı ciddi sağlık sorunlarına neden olur. Dopamin azlığında parkinson hastalığı baş gösterir.

Genetik

Kalıtımsal. Gen yapısına bağlı.

Hebefreni

Hebefreni en sık rastlanan şizofreni tiplerinden biridir; çoğunlukla sinsidir ve 15-30 yaşlar arasında başlar. Adolesans, meslek, dostluk kurma veya cinsel kaygılar ile ilgili güçlüklerden doğduğu düşünülmektedir. Konsantrasyon güçlüğü orta veya yüksek öğrenim gören gençlerde belirgindir. İrade, yönelim, düşünce ve emosyon bozukluğu veya hasarı olur ve bu davranışa da yansır. Düşünce bozukluğu şu gibi belirtileri gösterir: Birbiriyle bağdaşmayan fikirler; sorulan soruyu anlamış olsa bile, yersiz cevap; psödodin ve felsefe fikirleriyle belli belirsiz ilgilenme. Kişinin iddialı ama boş fikirler ileri sürdüğü görülür. İşitsel varsanılara sık rastlanır.

Katatoni

Kişinin belli bir durumda uzun süre kıpırdamadan kalması demektir. Ağır katatonik stuporda, kişinin kendisini ya da başkalarını yaralamasını önlemek için kişinin yakın gözlem altında tutulması gerekebilir. Bitkinlik ya da kendine zarar verme davranışları da olabilir. Motor hareketsizlik, katalepsi (balmumu esnekliği) ya da kişinin ancak tekrarlayan şiddetli uyaranlarla uyandırılabildiği derin uyku veya cevapsızlık durumuyla (stupor) kendini gösterebilir. Çoğunlukla hasta belirli bir duruşta uzun süre kalır, dışarıdan yapılan ilişki kurma girişimlerine tepkisiz gibidir. Yemez, içmez, uyumaz, konuşmaz, verilen öğütlere uymaz. Bazen birden atak, aşırı hareketli bir durumu olabilir. Bazen yatağında kımıldamadan komadaymış gibi yatar. Bugün şizofreninin bu formuna belki de garip hareketlerin giderilmesinde ilaç tedavisinin başarılı olması nedeniyle nadiren rastlanmaktadır.

Kronik

Uzun süre devam eden. Süreğen.

Nörotransmitter

Beyinde saniyeler içinde milyonlarca sinyal iletilir. Bu sinyaller sayesinde vücut sistemleri çalışır, hareket sağlanır ve bilişsel faaliyetler oluşur. Sinir hücreleri vasıtasıyla çok hızlı iletilen bu elektrik sinyalleri sinir hücrelerinin birleşme noktalarında birtakım kimyasallarla taşınır. Bu kimyasallara nörotransmitter adı verilir ve onlar olmadan iletim yapılamaz. Bilimin keşfettiği 100'den fazla nörotransmitterin en önemlilerinden ikisi dopamin ve serotonindir.

Psikoz

Düşünce ve duyunun ağır oranda bozulduğu zihin durumunu tanımlamakta kullanılan genel bir psikiyatri terimidir. Özellikle şizofreni, bipolar bozukluk ve ağır klinik depresyonu tanımlamak için kullanılır. Ayrıca psikotik duruma yol açabilecek, fiziksel patolojiler de vardır, beyin zedelenmesi veya diğer nörolojik bozukluklar ve alışkanlık oluşmuş uyuşturucu maddelerin kullanımının geri çekilmesi gibi.

Rezidüel

Kalan, artan.

Sanrı

Sanrı, delüzyon veya hezeyan olarak da adlandırılan, belli bir toplum ve çağ içinde gerçeğe uymayan düşünceyi tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Gerek fiziksel gerek zihinsel birçok patolojik durumda ortaya çıkabildikleri bilinmektedir. Bununla birlikte, psikotik bozukluklarda, özellikle de şizofrenide, teşhis açısından çok önemlidir.

Serotonin

İnsanda mutluluk, canlılık ve zindelik hissi veren bir nörotransmitterdir. Eksikliğinde depresif, yorgun, sıkılgan bir ruh hali görülür. Beyinde serotonin kimyasalı salındığında kan damarları kasılarak daralır; serotonin düzeyi düştükçe genişler. Migren atağında önce vücuttaki serotonin düzeyi yüksek olmakta, atak geçtikten sonra da düşmektedir. Açlık, yorgunluk, stres, yemek, ışık ve ilaç gibi faktörlerin tamamı insan vücudundaki serotonin düzeyini etkilemektedir. Stres ve düşük kan şekeri serotonin düzeyini düşürürken; oksijen, kusma, içinde aminler bulunan gıdalar (örneğin: peynir, çikolata, portakal, mandalina, domates) ve içinde triptofan isminde bir çeşit amino asit bulunan gıdalar (örneğin: süt, hindi eti) serotonin düzeyini yükseltmektedir.

Varsanı

Varsanı veya halüsinasyon, bir his organını uyaran hiçbir nesne veya uyarıcı olmaksızın, alınan bir sanının varlığına inanma durumudur. Ruh hastalıklarında sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Beş duyunun da varsanısı olabilir; görme, işitme, dokunma, koklama ve tat duyusu. Varsanılarda kişi, bir hastalığının olduğunu bilmeden, gördükleri, işittikleri ve hissettiklerine bütünüyle inanır. Gözlerinde bozukluk olan kişide veya migrende görülen ışık parıltıları varsanı içine girmez. Bunlarda hasta olayın nedenini bilmektedir. Hastanın düşünce ve fikirlerinin dışarıya aktarıldığını sanması, düşüncelerin bir başkası tarafından biliniyormuş hissine kapılması, yabancı fikirlerin kafasına direkt olarak sokulduğunu zannetme gibi çeşitli ruhsal varsanılar da vardır.

Optik varsanılar

Çoğunlukla aslında var olmayan küçük hareket halindeki nesnelerin görünmesi, bu örneğin delirium durumunda var olur.

Akustik varsanılar

Genellikle şizofrenlerde yaşamakla beraber çoğunluk kendilerine hakaret eden, yorum getiren veya emirler veren seslerin duyulması şeklindedir. Diğer halüsinasyonlar altında olfaktorik (koku ile ilgili) ve gustatorik varsanı (tad ile ilgili) çeşitleri de bulunmaktadır. Ruh hastalıklarından şizofreni, psikozlar, psikonevrozlar, kısa sürede gelişen iç sıkıntısı hallerinde varsanılar sık görülür. Beynin bir kısmını veya tamamını ilgilendiren tahribatlarda, tifo, menenjit, aşırı alkol kullanımı gibi durumlarda da çeşitli varsanılar ortaya çıkabilir.

Yeti yitimi

Yaralanma ya da fiziksel veya zihinsel bir rahatsızlık nedeniyle bazı hareketlerin, duyuların veya işlevlerin kısıtlanmasıdır. Dünya Sağlık Örgütü'nün İşlevsellik, Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırılması'na göre engelli olma hâli için yeti yitimi terimi kullanılır. Engelliler; vücudun duyusal, işlevsel, zihinsel ve ruhsal farklılıkları öne sürülerek; toplumsal veya yönetimsel tutum ve tercihler sonucu, yaşamın bir çok alanında kısıtlama ve engellerle karşılaşabilirler.